seks,seks hikayesi,seks hikaye,seks hikayeleri,sex,sex hikayeleri,sex hikaye,sex hikayesi,porno,porno hikaye,porno hikayeler,porno hikayesi,porno hikayeleri,erotik hikayeler,erotik hikaye

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

Arkadaşımın Sekreteri

Okulu bitirdiğimde bir akrabamızın referansı ile boya üretimi ile ilgili bir fabrikaya iş görüşmesine gitmiştim. Aslında adı iş görüşmesiydi. Fabrikanın sahibi amcamın çok yakın arkadaşıymış. İş aradığımı duyunca amcam doğruca ona gönderdi beni. Sekreterinden randevu alıp Pazartesi görüşmeye gittim. Bir süre bekledikten sonra Ahmet Bey ile nihayet tanışma fırsatı bulmuştum. Beklediğim gibiydi. Orta yaşlı hafif kilolu oldukça konuşkan bir adamdı. Biraz sohbet ettikten sonra bana ne yapmak istiyorsun dedi. Hiçbir şey bilmiyordum aslında. Siz ne uygun görürseniz dediğimde karşı çıktı. Bak küçük hanım, evet ben belki patronum ama fiyatı belirleyen hep sen olmalısın dedi ve sekreterini çağırdı, küçük hanım ofis işlerine yardım edecek dedi ve hayırlı olsun diyerek tokalaştı. Gül Abla o gün ve daha sonraki zamanlarda hep benle ilgilendi. Çok şanslısın dedi. Ofis işleri herkese böyle teslim edilmez, buraya gelebilmek için bir sürü insan sıra bekliyor. Artık işe başlayalı 6 ay kadar olmuştu ve Gül Abla dahil herkesten fazla hakim olmuştum işlere. Ahmet Bey de bu durumdan oldukça memnundu. Bir hafta sonu iş gezisi için Antalya"ya gitmesi gerekti Ahmet Beyin, ofiste herkes bu işten bahsediyordu, iki yıllık bir serüvendi ve çok önemliydi, ama sekreteri Gül Ablanın gidecek hali yoktu. Çok kötü grip olmuştu ve bu iş toplantısı için hiç hoş bir durum değildi. Gül Abla Yeliz gider dedi, zaten artık iyice pişti ve her konuya hakim. Giderken de bana bir uyarıda bulundu, bu gibi toplantılarda gelen iş ortakları şaka ile karışık bazen sarkarlar dikkatli ol. Çok tepki verme ama kesin bir şekilde tavrını koy deyince birazcık afalladım. Ama önemi yoktu nasıl olsa yanımda Ahmet Bey vardı.Evden izin alıp hazırlandım. Uçağa bineceğimiz anda yetişmiştim havaalanına. Asıl lafı da orada Ahmet Beyden yemiştim. Tamam taş gibisin ama bu sana geç kalma hakkı vermez. Kızmış mıydı, sarkmış mıydı, iltifat mı etmişti anlamadım. Otele vardığımız da bir şok da orada yaşadım. İki yataklı tek kişilik bir odaydı kalacağımız yer. Hemen Gül Ablayı aradım, rezervasyonu o yapmıştı. Kusura bakma Yelizcim, tüm konuklara aynı standartlarda oda ayarladık zaten çok zor yer bulduk idare ediver deyince mecburen odaya yerleştim. Ahmet Bey odaya bile çıkmadan konukların yanına gitmişti. Yine Gül Ablayı arayıp akşam ne giyeyim diye sordum. O da Ahmet Beyi en iyi şekilde temsil etmen gerek. Bulabildiğin en seksi ve en sade elbiseyi giy dedi. Sanki çok kolaymış gibi. Ben de kalın askılı dizüstü randa tarzı bir elbise giyip makyajımı tazeleyip konukların olduğu salona indim. Ahmet Bey beni görünce gözüyle selamlayıp onayladığını belli etmişti. İngilizce konuşuluyordu ve Fransa"dan gelen konukla ben fransızca kısa bir tanışma görüşmesi yaptıktan sonra İtalya"dan gelen misafirlerle yine aynı şekilde İtalyanca kısa bir görüşme yaptım. Fransız olan zenciydi ve o tipik zeciler gibi atletik ve irice bir adamdı. Ahmet Bey elindeki şarap kadehini şaşkınlıktan ve gururdan fondipledi. Benim bu özelliklerimi bilmiyordu. Artık akşam epeyi ilerlemiş, o akşam için vedalaşırken tüm konuklar Ahmet Beye yeni asistanını bırakırsa mutlaka kendileri ile çalışmam için espri yapıyorlardı. Gruptaki bayanlarda bile küçük bir hayranlık uyandırmıştım. Odaya çıktığımda epeyi bir iltifat almıştım. Ahmet Bey sevimliydi ama bir o kadar da çapkındı. Gül abla o konuda da uyarmıştı beni. Geceliğimi giydiğimde cebinden bir ilaç çıkarıp içti. Kız bu ne hal nasıl uyuyacam ben şimdi dedi. Hiçbir şey diyemedim. Sabah uyandığımda gerçekten Ahmet Bey uyumamıştı. Aynı elbisesi ile hala içiyordu. Artık çakır keyiflikten ileri bir haldeydi. Pijamalarını giydirip yatağa uzattım, aşağıya inip konuklarla ilgilendim. Aklım Ahmet Beydeydi ve biran önce rahatlaması gerekiyordu.Saat 13 gibi lobideki kıza yaklaşıp bir hayat kadını lazım dedim. Alışıktılar ama bir bayan olunca biraz şaşırdı. 1000 dolara çok güzel rus kızlar var deyince tamam deyip odaya Ahmet beyle ilgilenmesini, ama gerçekten ilgilenmesini söyledim. Lobideki bayan sizle çalıştığı için gurur duymalı dedi. 5 dakika sonra gönderdiği kızı uzaktan gösterdi. Gerçekten muhteşemdi. Yaklaşık iki saat sonra lobideki kız beni çağırıp sanki Ahmet Beyin ebeveyniymişim gibi, iki kez boşaldığını, ilkinin çok çabuk, ikincisinin de çok zor olduğunu haber verdi. Güldüm kendi kendime.Akşam son yemekte Ahmet Bey de vardı. Biraz yorgun görünse de hem rahatladığı çok belliydi, hem de işlerin yolunda gitmesi herkesin yüzünü güldürüyordu. Ama birden Ahmet Beyin yüzü asıldı. Masadan kalktı yürüdü yürüdü ve sinirlice masaya geri döndü. Bir terslik vardı. Gruptaki tek zenci olan Fransıza karşı fısıltıyla bir şeyler söylüyordu. Bir yana çekip neler olduğunu sorduğumda duyduklarıma inanamadım. Pezevenk işlerin bu şekilde imzası karşılığında son geceyi seninle geçirmek istiyormuş. Pezevenk dedi.Neymiş diğer firma da yaklaşık aynı şartları sunuyormuş, neymiş malı iki katına çıkaracakmış. Sinirinden yerinde duramıyordu. Fransız da ise kendinden emin bir duruş vardı. Teklifini yapmıştı ve kaybedecek bir şeyinin olmadığının bilincindeydi. Ahmet Bey bir şey diyecek oluyor sonra sinirli sinirli yürüyüp geliyordu. Ahmet Bey şirket için çok önemliyse …. Diye başlayan cümlemi hemen keserek bırak ya ondan gelecek hayır gelmesin dedi, siktirsin gitsin pezevenk dedi. Evet önemli ama o kadar da değil , son yıllarda alacağımız en büyük iş olacaktı, çok karlı ve çok büyük bir işti, üç yıldır bu anı bekliyorduk ama dedi, sonra bana dönüp bakire misin diye sordu , evet dediğimde siniri beynine çıkmıştı. Şarap bardağı dolup dolup boşalıyordu. Masadaki herkes imza için bekliyordu. Sadece iki imza eksikti. Fransız Ahmet beye gelip bir şeyler daha söyledi. Ahmet bey daha da sinirlendi. Ahmet beyin yanına gittim , sizin için önemliyse kabul edin dedim. Evet aşağılık bir teklif, ve evet adım gibi biliyorum bu hayvan tüm sapıklıklarını uygulayacak, ve ben kızlığımı bu hayvana teslim edeceğim, ama hepsi bir gece , sizin için önemliyse imzalayın anlaşmayı dedim. Ahmet bey yine yürüdü, yürüdü, yürüdü ve ,ve sinirli bir şekilde attı imzasını. Peşinden Fransız gayet pişkin bir şekilde elindeki kadehi kaldırarak zafer kazanmış komutan edasıyla son imzayı attı . Resmen anlaşmanın pazarlık konusuydum. Birazdan yanıma geldi, çok hoş bir bayan olduğumu, sayısız kadınla birlikte olduğumu ama hiç bu kadar heyecanlanmadığını falan söylüyordu. Saatine bakıp geç olmuş, sabah uçağım erken , bir an önce dinlenelim deyip belime sarıldı. Adi adam herkesle vedalaştı ve Ahmet Beyin yanına elimden tutarak gidip anlaşmanın şerefine deyip son bir kez kadeh kaldırdı. Herkes saf bir şekilde kadehini kaldırırken Ahmet Bey oradaki koltuğa yığıldı yaşlı gözlerle. Yanağına bir öpücük kondurup, üzülme hepsi bir gece, ben kendimi korurum dedim. İkimiz de inanmamıştık tabi son söylediğime. Böyle bir adamın elinden kurtulmak şaka gibiydi. Heyecan ve korkuyla ilerliyordum küçük adımlarla. Fransız beni başka bir odaya götürdü. İçerde loş bir ışık vardı ortada kocaman bir yatak, banyosu diğerlerinin neredeyse iki katıydı. Elbisemin eteğinin altından bacaklarımı okşamaya başlamış, kulak arkamdan yavaş yavaş boynumu öpmeye koyulmuştu bile. Parmakları çok uzundu. Beni öyle bir okşuyordu ki çoğu zaman canım yanıyordu. Elbisemi yavaşça çıkarıp bacaklarıma o kocaman diliyle öpücükler kondurup yalıyordu. Ben en ufak bir uyarılma yaşamadan bu gecenin çabucak bitmesini istiyordum. Her tarafımı iyice yaladıktan sonra mini bardan bir şarap şişesi açıp öylece kaldığı yerden devam etti. Bazen şarap şişesini üzerime biraz döküp, yere bir damlasını dahi akıtmadan o kocaman ağzı ve diliyle hepsini yalayıp yutuyordu. Külotumu yavaşça çıkarttı. Artık iyice heyecanlandığı belliydi. Gelmeden traş ettiğim üçgenim adamın iştahını kabartmıştı. En güzel kadeh deyip biraz şarap döktükten sonra yine bir damlasını dahi akıtmadan üçgenimi iyice yaladı. Gözüm bir ara saate takıldı. Yaklaşık 1.5 saattir bu şekilde okşuyordu beni. Şimdilik pek bir sorun yoktu ama bununla kalmayacağını biliyordum. Beni yavaşça çevirip bacaklarımı açtı, kalçalarımı o iri elleriyle hamur gibi yoğurduktan sonra deliğimi de resmen yaladı. Tamam yeni banyo yapmış ve temizdim ama ne yalan söyleyeyim bu sefer biraz uyarılmıştım. Çoğu insanın iğreneceği bir yeri derin bir iştahla yalıyordu. Sonra üzerimden kalktı, ne yaptığını merak ederken soyunduğunu anladım. Üzerindeki her şeyi çıkardı. Şaraptan da biraz içtikten sonra o uzun parmaklarıyla deliğimle oynamaya başladı. Oynarken yavaş yavaş deliğime de bastırıyor, içine ufak ufak sokuyordu. Çok yavaş yapıyordu bunları. Tam canım yanmaya başlayacakken çıkarıyor sonra hemen yeniden sokuyordu. Bu işi defalarca yaptığı belliydi.Ama artık daha uzun sokmaya başlamıştı, orta parmağı tamamen girmişti. Yavaşça çekti parmağını biraz sonra ise üzerimde bir ağırlık oramda kocaman bir şey hissettim. Sıcaktı ve çok büyüktü. Şimdi bittim dedim. Saate baktığımda 3 ü gösteriyordu. 3 saatim kalmıştı. Ama bu üç saat nasıl geçerdi. Yavaş yavaş yüklendi. Çok sertti. Deliğime zor giriyordu ama o kadar sertti ki , o kadar kalın olmasına rağmen deliğimi nerdeyse yırtarak ilerliyordu. Gittikçe abanıyor ve hızlanıyordu. Kafamı yastığın altına alıp yastığı ısırıyor, ağzıma yastığı bastırıp bağırıyordum. Bundan haz almış olmalı ki az önceki şefkatini göstermeden daha sert hareketler yapıyordu. İçime yavaş yavaş daha da girdiğini hissediyordum . Öyle çok hızlı olmasa da temposunu sürekli yükseltiyordu. Bağırmaktan nefesim kesilmişti. Kamışının her bir santimini içimde hissediyordum. Arkam zonklamaya başlamıştı artık. Sonra birden yüklendi ve boşalmaya başladı. Bana öyle uzun gelmişti ki . Kendini geri çektiğinde bile ağrıdan duramıyordum. Yüzümdeki yastığı kaldırıp dudağıma çok tazesin, mükemmelsin deyip bir öpücük kondurdu. Önündeki çıkıntı biraz söner gibi olsa da çok ürkütücü görünüyordu. Orada elime geçen bir havluyla arkamı temizledim. Havluya kanla karışık meni bulaşmıştı. Resmen parçalamıştı hayvan deliğimi. Öyle bir ağrı vardı ki üzerine oturamıyordum. Yavaşça elimle yokladığımda birden elimi çektim korkuyla. Deliğime parmaklarım rahatça giriyordu. Midem bulanmış kusacak gibi olmuştum. Beni doğruca banyoya götürüp küvete oturttu. Suyu tazyiklice açıp doldurdu. Ilık su biraz beni rahatlattı. Yanımda klozete ayakta işedi. İnmiş vaziyeti bile bir hayli heybetliydi. Kendide yanıma gelip ayakta duş aldı. Kurulanıp çıktı. Biraz sonra beni de çağırdı. Saate baktım 4 ü çeyrek geçiyordu. Hayvan yaklaşık bir saattir arkamı beceriyordu. Koltuğa oturmuş vaziyette birasını içiyordu. Başımı bacaklarının arasına götürdü. Öylece bekledi. Mecburen öpmeye başladım. Eliyle daha da bastırıp daha iyisini yapabilirsin dedi. Artık bacak arasını testislerini öpüp yalıyordum. Değişik ekşi bir tadı vardı derisinin. Penisi yavaş yavaş sertleşiyordu. Ağzıma kendi eliyle yerleştirip başımı tutmuş ritmini kendi ayarlıyordu. Biraz bu şekilde tatmin olduktan sonra yere yatırıp kendisi ağzıma bastırmaya başladı. Artık bir ara nefes bile alamadım. Kusacak gibi oluyordum, midem bulanıyordu. Çok geçmeden ağzıma da boşaldı. Hepsini çıkaramadan yarısını yutmuştum. Yapış yapış olmuştu ağzım, ekşi bir tadı vardı. Banyoya zor attım kendimi. Biraz kustum. Hala ağzımda o tadı alıyordum. İyice yıkadım ama hala temizlenmemiş hissediyordum kendimi. Saat 5 e geliyordu. Ben artık rahatladı beni bırakır diye düşünürken eliyle penisini okşamaya başladı, birkaç dakika sonra yine serleştirmişti. Çok korkunç görünüyordu gerçekten. Artık şerbetini içme zamanı güzelim dediğinde her şey buraya kadarmış dedim. Son ümidim de kaybolmuştu. Saate bakıp yatağa yatırdı beni. Kısa bir üçgenimi öpme faslı oldu. Az daha diliyle bozacaktı aslında. Pis pis sırıtarak bacaklarımı iyice yana açtı. Kamışını yerleştirdi ve bastırmaya başladı. Hemen girmedi. Zaten nasıl girecek diye merak ediyordum. Ama o küçücük arka deliğimi düşündükçe … Kamışı da gittikçe sertleşiyordu. Başı girdiğinde birden içimde bir yanma hissettim. Sonra da keskin bir acı. Öyle bir çığlık attım ki oradaki yastığı bu sefer kendi kapattı ağzıma. Artık tek istediğim bir an önce boşalmasıydı.Yoksa hiç bitmeyecekti bu işkence. Ama bir türlü boşalmıyordu hayvan. Niye en sona orayı bıraktığını da o zaman anladım. Artık her girişinde yarama tuz basmışlar gibi ağrı hissediyordum. Saate baktı 6 ya geliyordu. Zamanın yaklaşması benim tek kurtuluşumdu. Birden boşalmaya başladı. Epey bir süre boşaldıktan sonra hemen çıkarıp oradaki havluyla temizlendi. Temizlendiği havlu kahverengi kırmızı bir renk almıştı. Aceleyle giyinip, çok güzel bir gece yaşattın bana deyip teşekkür etti. Arkasına bile bakmadan hızlıca çantasını alıp ayrıldı. Bende hemen giyinip odama gittim, kapıyı açtığımda Ahmet bey öylece bekliyordu. Hemen banyoya girip uzun bir banyo yaptım. Çıktığımda Ahmet bey boynuma sarılıp beni affet , beni affet diye ağlıyordu. Hiçbir şey diyemedim, oturmakta zorlandığımı görünce resmen yıkılmıştı adam. Başını bacaklarıma koyup hüngür hüngür ağladı. Öylece uyumuşuz . Bir süre sonra ben uyandım. Ahmet Bey hala bacaklarımda yatıyordu. Geceliğim sıyrılmış, apış aram tam Ahmet beyin burnundaydı. Ne manzara dedim kendi kendime. Derken Ahmet beyin uyandığını fark ettim. Hemen gözümü kapattım. Ahmet bey kendine geldiğinde derin bir nefes çekti. Sonra nerede olduğunu fark edince uzun uzun seyretti bacaklarımı . Hayvan gencecik kızı sikti bıraktı dedi sessice. Sonra geceliğimi dizime doğru çekip kalktı. O anda bir oyun oynamak istedim tehlikeli bir oyundu ama ne kaybederdim ki dünkü kaybettiklerimden sonra. Yana doğru dönüp bi bacağımı karnıma doğru çektim. Artık arkam be bacaklarım Ahmet Beyin gözünün önündeydi. Ve arkam dönüktü. Uzun uzun seyrettiğini fark ediyordum. Ağzı kurumuş, mini bardan su alıp içmişti.Bir yandan hem içi elvermiyordu hem de bu anı yaşamak istiyordu. Yavaşça gelip elini bacaklarımda şöyle bir gezdirip beni yokladı. Güya uyanmadığımı görünce de bacaklarımı iyice okşamaya başlamıştı. Derin derin nefes alıyordu. Allah"ım ne yapıyorum ben diyordu sessizce kendi kendine ama elleri de önüme gelmişti bile. Önümü de pek ileriye gitmeden okşadı, yavaşça külotumu sıyırıp aldı bacaklarımdan. Daha 4-5 saat önce vahşi bir şekilde zorlanan organımı şefkatlice öpüp kokladı. Fransızınkinden sonra son derece küçük olan organını arkamdan önüme yerleştirdi ve daha girip girmediği bile belli olmadan boşaldı. Yavaşça temizleyip tekrar külotumu giydirip beni uyandırdı. Kahvaltı ve sonrası bir dahaki hikayemde




Okunma : 711 // Aldığı Oy : 150 // Gönderen : hikaye
Oy Ver :
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Arkadaşına Gönder      Fıkrayı Yazdır
 

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorum yazan siz olmak istermisiniz ?

Yorum Yaz

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :

En Yeniler

En Çok Okunanlar

En İyiler

İstatistikler